Aslında bu konuyu sadece bir köşe yazısına sığdırmak, veya bu kadar dar bir kapsamda ele almak mümkün değildir. Lakin doğru bildiğimiz bazı yanlışlar var ki, devam edildiği müddetçe sadece günümüze değil yarınlarımıza zarar vermeye devam ediyor. İşte beni bu konuda bir değerlendirme yapmaya iten de bu yanlışların halen devam ediyor olmasıdır.
Yazıya bir örnekle devam etmek istiyorum, zira anlatılanların akılda kalması adına önemli olduğu kanaatindeyim.  Geçtiğimiz günlerde ülke gündemini meşgul eden, ve yapılan mahkeme süreci münasebetiyle yeniden gündemimize taşınan “ŞORTLU KIZA TEKME” olayı ziyadesiyle beni rahatsız etti.
Toplumun tamamına yakınının tepkisini çektiği aşikar. Peki hiç düşündünüz mü, bu ve benzeri olaylarda bizim de payımızın olduğunu. Şu an bu satırları okurken “yok artık” dediğinizi duyar gibiyim. Evet yanlış duymadınız hepimizin bu yaşananlarda sorumluluğu bulunuyor, hem de birinci dereceden.
Anlatayım. Şimdi hepimiz çocuk yetiştiriyoruz. Sizden ricam empati yapıp, çocuklarınızı veya kendinizi o otobüste olan kişilerin yerine koymanız. Bu olay yaşanırken nasıl bir tepki verirdiniz? Siz veya çocuğunuz.
Birde bu taraftan bakmanız için bir örnek daha vereyim ama yine kendinize burada pay çıkarın. Şimdi siz çocuklarınıza evde neyi tembihliyorsunuz? Ben söyleyeyim. “Oğlum, veya kızım yabancı şahıslar size bir şey verirse sakın almayın” Bunda haklısınız, hemde sonuna kadar. Ortalık bozuk ve şerefsizlerden geçinmiyor. Peki bir diğer konuda neyi tembihliyorsunuz? “Kızım veya oğlum, kim ne yaparsa yapsın, aman bulaşmayın, kimseye karışmayın. Diyor musunuz? Diyorsunuz, hepimiz diyoruz.  İşte sokak ortasında yaşanan her olayda bizler sessiz kalıyoruz. Metroda, otobüsde, yolda her yerde kulaklığı takıyoruz, hiçbir olaya karışmıyoruz.
İşte benim anlam veremedim şey bu.  Yahu nasıl karışmayalım, ahlaksızlığa susalım mı? İnsanlar öldürülsün bakalım mı? Kadınlar dövülsün sırt dönelim mi? Çocuklar ve bebekler taciz edilsin görmeyelim mi? Yahu ne demek karışma, bir anne bir baba bunu evladına nasıl söyler? Yarın onların başına gelmeyeceği ne malum. İnsanlar sokak ortasında tekme tokat dövülüyor, kadınlar bıçaklı saldırıya maruz kalıyor ama olay yerinden geçen bizler kulağımızda kulaklık müzik dinliyoruz. Bu mudur ahlak, bu mudur haysiyet. Sonra olay meydana gelince ekran başından, klavye başından oraya buraya saldırıyorsunuz. Kusura bakmayın ama böyle olmaz.
Bir anne-baba çocuklarına orada bir ahlaksızlık varsa susma demeli, orada bir hırsızlık varsa durma demeli, orada bir hukuksuzluk varsa, insan hakları ihlali varsa görmezden gelme demeli. Koca otobüsde iki delikanlı çıkıp o şerefsizin hakkından gelemedi mi? Hepsi mi müzik dinleyip dışarıyı seyretti?
İşte dostlarım yanlış yapıyoruz, yanlış yönlendiriyoruz, her yerimizden ironi akıyor vesselam.  Sadece bununla kalsa yine iyi. Bakın bir “Irmak” bebek vakası yaşadık ki, uykularımız kaçtı. Edepsizliğin, şerefsizliğin, ahlaksızlığın dip yaptığı bu olay karşısında adeta nutkumuz tutuldu. Kelimelerle birlikte hukuk sistemimiz adeta yetersiz kaldı. Verilen hiçbir ceza bunun karşılığı olamaz. Lütfen kendimize gelelim. Televizyonlarda 4 erkeğin birlikte savunmasız bir bayana taciz ettiği diziyi reytinglerde zirveye çıkaran bizler, şimdide kalkıp toplumsal tepkinin zirvesini yaşıyoruz.  Böyle bir denge olamaz, işte o dizilerle ahlaki çöküntüler yaşıyoruz. Tutarlı olmalıyız, tutarlı davranmalıyız.
Her ne olursa olsun duyarlı bireyler yetiştirmek zorundayız. Her ne olursa çevremizde yaşanan olaylara sessiz kalamayız.  Lütfen bu söylediklerimiz bir kez daha düşünün. Hepimizin çocuğu, ailesi akrabası var. Bir şey olmaz demeyin. Toplum olarak bir olgumuz, doğrumuz olmalı. Değerlerimize zarar veren her türlü işin karşısında durmayı öğrenmeliyiz. Tepkimizi olaylar yaşandıktan sonra değil, daha o olay yaşanmadan vermeliyiz.  Belki bu günleri kurtaramayabiliriz, ama yarınları çocuklarımıza temiz bırakmak zorundayız.
Son olarak sizlerden ricam bu yazıyı okuduktan sonra paylaşınız, eşinize dostunuza mesaj olarak gönderiniz, sevdiklerinize anlatınız.  Derdim hiçbir zaman popüler olmak, kitlelere ulaşmak değil. benim derdim gönüllere misafir olmak ve yarınlarımızın teminatı gençlerimize, çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek bırakmak. Derdimde budur, duamda…
Saygı ve muhabbetle…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

film izle tofaş aksesuar Joyetech Türkiye