15 Mart 2011… Tunus’ta başlayan daha sonra Libya ve Mısır’ı etkisi altına alan Arap Baharı’nın Suriye’ye yansıması tam bu tarihte gerçekleşti.

Yıllardır zulüm içerisinde yaşayan Suriye halkı, 1982 yılında gerçekleştirdikleri ayaklanmayı tekrar başlattı.

1970 yılındaan beri ülkeyi diktatörlükle yöneten ilk önce Baba Esed ondan sonrada yönetimi tekeline aldıkları için yerine gelen oğul Beşşar Esed’e karşı isyan başladı.

“Suriye halkı keşke ayaklanmasıydı” diyenler için burada ince bir nokta var.

Ya ayaklanacaklardı ya da zulüm içerisinde yaşamaya devam edeceklerdi…

İkisinden birisini tercih etmek zorundaydılar.

Ve Arap Baharı’nın rüzgârıyla ayaklanmayı tercih ettiler ama İran’ın, Lübnan Hizbullah’ının, Rusya’nın, Çin’in ve Amerika’nın bu kadar gaddarlaşabileceğini, Esed’in devrilmemesi için ellerinden gelen her şeyi yapabileceklerini hesaplayamadılar.

Sadece özgürlük istediler ve bunun karşılığında her şeylerini feda etmeye hazırlardı.

Şimdi de zaten feda ediyorlar…

Ayaklanma neredeyse 5 yılını doldurdu.

O mağdur, mazlum, yıllardır ezilen halk, bunca zaman durmadan direniyor.

Esed’e karşı direniyor… Lübnan Hizbullah’ına karşı direniyor… İran’a karşı direniyor… Rusya’ya karşı direniyor…

Birleşmiş Milletler’in, Arap Birliği’nin umursamazlığına rağmen o kadar büyük devletlere direniyorlar ki elhamdülillah hala yıkılmadılar…

Şimdi ise savaş meydanında yıkamadıkları bu inanmış halkı masada yıkmaya çalışıyorlar…

Cenevre masasında, kurtlar sofrasında yıkmaya çalışıyorlar.

Türkiye’nin Lozan’da kaybettiği gibi Suriye halkının da Cenevre’de kaybetmesi isteniyor…

Bin bir türlü sinsi oyunlar çeviriyorlar…

Ama Suriye muhalefeti, Cenevre’de ne ile karşılaşacağının farkındadır.

Bu yüzden dikkatli adımlar atmaya çalışıyor.

Cenevre masasına oturmamayı düşündü ama Amerika ve Suudi Arabistan, Suriye muhalefetini temsil eden Yüksek Müzakere Komitesi’ni masaya oturtmak için her türlü hinliği yaptı.

Muhaliflere gel otur masaya, “Rusya ve Suriye ordularının yürüttüğü askeri operasyonlar son bulacak. Kentlerdeki kuşatmalar kaldırılacak. Sivillere insani yardımlar ulaştırılacak. Tutuklular serbest bırakılacak. Cenevre’deki masadan bu sonuçlar çıkacak” dediler.

Muhalifleri masaya oturtup suçu onların üstüne yıkmak istediler!Muhalifler hinliği anlayınca ise masaya oturma olayını askıya aldı.

BM Suriye Özel Temsilcisi De Mistura ise nasıl mı açıklama yaptı. Muhalefetin görüşmelerden çekildiğini dolayısıyla görüşmelerin sonuçsuz kalabileceğini ve bu görüşmelerin sonuçsuz kalması durumunda da ümidin tamamen kaybolabileceğini öne sürdü. Suriye muhalefetinin tutumu yüzünden kaosun devam ettiği kamuoyuna yansıtıldı.

350 bin insanı katleden, 1 milyona yakın kişiyi sakat bırakan, 270 bin kişiyi hapse atan, 4 milyondan fazla insanın göç etmesine sebep olan Beşşar Esed, İran ve Rusya suçlu değil ama bu zulme direnen Suriye muhalefeti suçlu öyle mi?

Barış görüşmesi denilen Cenevre devam ederken Beşşar Esed de, Rusya da, Suriye’de insanları katletmeye devam ederken suçlu Suriye muhalefetiymiş.

Güya bu tür açıklamalar yapılarak Suriye muhalefetinin masaya oturması sağlanmak isteniyor…

Suriye muhalefeti de bu şartlarda masaya oturursa kurtlara yem olacaktır.

Çünkü uluslararası güçler bir olmuş Esed’i kurtarmanın peşine düşmüş.

Masadan Esed’in güçlü bir şekilde çıkmasını planlıyorlar.

5 yıldır sahada yenemedikleri direnen halkı masada yenmeyi hedefliyorlar…

Bu oyuna gelme Müslüman!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

film izle tofaş aksesuar Joyetech Türkiye